Evren Duyal: “Yorgun ve mutlu bir oyuncuyum”

“Hayatı tiyatroyla geçmiş kadın Evren Duyal ile konservatuvar yıllarından günümüze kadar yaşadığı tiyatro dolu serüvenini konuştuk. İstanbulimpro’da doğaçlama oyunlar oynayan sanatçı, doğaçlama tiyatroya duyduğu aşkı ve bu işin hayatındaki önemini anlattı.” -Bu klasik bir sorudur ama oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?  Ben kendimi bildiğimden beri oyuncu olmak istedim ama neden oyuncu olmak istediğimi konservatuardan sonra…

Çiçeği burnunda yönetmen Oğuz Çiçek

İlk uzun metrajlı filmi Diğer Yol’u yakın tarihte tamamlayan genç sinema yönetmeni Oğuz Çiçek, Türkiye’de bağımsız sinemanın yeni umudu. Dünyameselelerine olan duyarlılığı, muhalif  duruşu ve mütevazı tavrıyla kendini belli eden Oğuz Çiçek bu özellikleriyle bağımsız sinemaya çok yakışıyor. Tüm samimiyetiyle sorularımızı yanıtlayan Oğuz Çiçek’e teşekkürler. -Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Tiyatro mezunusunuz. Sinema…

Aşk Oyunu Bitti!

Ona baktım, dokundum, gülümsedim, onu öptüm… Rengi beyazdı âşkın… Bebek gibi, saf gibiydi ve tecrübesizdi çarşaflar. Gözlerimdeki korkuda boğulmamak için nefesime muhtaç kalıyordu. Bunu nasıl yapıyordum? Gülüyordum içimden ama o görmüyordu. Gözlerim kendini ele vermiyordu. Ben oynuyordum o kanıyordu. O kanıyordu ben güçleniyordum. Aldırmıyormuş gibiydim çoğu zaman. Sanki her şeyi boşvermişim gibi. Umrumda değilmiş gibi….

Derin sularda mücadele veren bir bağlılık hikâyesi

Beni kalbimden vuran oyunlar, filmler pek azdır. Kolay kolay ağlayamam. Çok derinlerime dokunulması gerekir gözyaşlarımın harekete geçebilmesi için.  Bir oyun izledim, adı Onca Yoksulluk Varken. Oyunun sonunda gözyaşlarıma hâkim olamadım. Nedim Saban, Emile Ajar’ın aynı adlı romanından uyarlamış, ne de güzel yapmış. Bunca bayağılığın arasında bu kadar samimi, bu kadar sevgi dolu bir oyun izlemek…

Renkli Oyunlar Diyarı

Bu dünyayı hiç sevememiş bir kız çocuğuydum. Dorothy gibi topuklarımı birbirine vurup başka diyarlara gidecek, her gittiğim diyardan bir renk alıp dünyayı boyayacaktım. Bu benim hayattaki ilk planımdı. “Anne, frambuazlı buz dağlarım olsaydı eğer o zaman üşümezdim.” Soğukları hiç sevmedim. “Baba biliyor musun ben gözümü kapattığımda bile siyah görmüyorum. İnsanlar hep siyah mı görür?” Hayallerimde…

Nereden Bilecektin?

Hey etrafına bak, yarattıklarına bir bak, başarılarına… Dön, dön ve bir daha bak. Ah be çok yalnızsın aslında, çok da korkak. Haydi itiraf et. Etrafındakiler yok olduğunda, yani bir başına kaldığında geriye senden ne kaldığıyla alakalıdır güç; geçmişin hayaletlerinden ne kadar korkmadığınla… Yüreğine ne kadar çok sevgi sığdırdığınla… Karşılık beklemeden sevdiğinde, ihtiraslarını ezip geçtiğinde, kıskançlıklarını…