Başak Tarlası Ellerin

Buğday
Sen konuşurken esen bir sonbahar esintisi gibi nefesin
Ve eylül dinginliğini müjdeleyen bakışlarında
İnsanı düşüncelere sürükleyen bir mana var.
 
Başak tarlası ellerin; naif bereketli.
Böylece görünce ellerini ellerim,
Utanıyor kendinden.
 
Daha evvel söyledim mi sana bilmem,
Gülüşünü kedilere benzetirim çoğu zaman,
Öyle sıcak ve sokulgan.
 
Sonra o gülüşünün hemen iki yanına sarkan su damlası saçların var bir de…
Ben dokunmaya kıyamam,
Avucumu açsam da, damla damla yağsan.
 
Yıllar önce bugün yeryüzüne düşen sen
Tekrar yıldız olana dek
Simanı eksik etmeyesin gözlerimin önünden.