Boyacı çocuk

364C5F6C3648ABE6_5

Seni hiç unutmadım boyacı çocuk. Yıllardır, her gece yastığa kafamı koyduğumda seni düşünüyorum. Acaba ne yapıyordur?

Yüzünü ve boyalı ellerini unutabilmeme imkân yok. Gözyaşlarını silemediğim için üzgünüm.

Yolda yürürken ilk ağlama sesini duydum. Sonra boyaları etrafa saçılmış olan seni gördüm. Senin yaşındaki bir çocuğun oyuncaklarıyla oynaması gerekirken, senin yere düşürdüğün boyaların için gözyaşı döküyor oluşun ve çaresiz titreyen ellerin. Kahroldum. Bazen bu kadar şanslı olduğum için utanıyorum kendimden. Boya kutularını toplamana yardımcı olurken seni güldürmeye çalıştım ya hani, sen gözlerime baktın. O an yaktın beni boyacı çocuk. Biz kurduğumuz hayaller gerçekleşmediğinde hırçınlaşırken, senin kuracak hayalinin bile olmaması! Gözlerindeki acıyı gördükten sonra ne kadar şımarıklık yapabilirim ben? “Dünyayla barış artık” diyorlar, “Hayat hiç de kötü değil, mutlu olmak senin elinde…” Sana bunu yapan dünyayı nasıl sevebilirim? Sen böylesine çaresizken, ne kadar mutlu olabilirim?

Sen hayal kuramadığından, senin için hayal kurmaya karar verdim. Gözlerini kapat ve dinle beni. Bembeyaz bir kapıdan içeri giriyorsun, kocaman bir oda, odanın tavanı yok, yıldızları görüyorsun ve odanın içi ayakkabıyla dolu. Hepsinin rengi de beyaz. Rengârenk boyalar ve fırçalar iniyor yıldızların arasından. İstediğin gibi boyuyorsun hepsini. Her ülkenin kralı ve kraliçesi gelmiş; kapında kuyruk olmuş, bu ayakkabıları bekliyor. Hepsine boyadığın ayakkabılarından veriyorsun. Ayakkabıyı giyen krallar ve kraliçeler teker teker uçmaya başlıyorlar. Onlar gökyüzüne yükselirken, dünyayı yönetme görevi sana veriliyor. “Büyük kral” diyorlar sana. “Tılsımlı boyaları olan büyük kral.”

Merak etme boyacı çocuk, anneannem beni ziyarete geldiğinde şöyle dedi:

“Bir gün herkes kaldığı yerden başlayacak ve bambaşka olacak.” Anneanneler yalan söylemez.

Seni gördüğüm o andan beri, bileklerimde bir sızısın. Ne zaman seni yazmak istesem, sızladı bileklerim; yazamadım. “İnsanlar çok duygulanınca cümle kuramazlar.” der bir üstat. Bu sebeptendir ki daha süslü cümleler kuramadım boyacı çocuk.