Tiyatroda en çok özlediğim şey sıkı bir kara komedinin içinde olmak

W. Shakespeare - Onikinci Gece, Viola

Bazen öyle özel bir gün yaşanır ki unutamazsın. 1 Haziran 2015 Pazartesi de öyle bir gündü. Bu günü bana yaşatan kadın, değerli hocam, güzel oyuncu Devrim Yakut’tan başkası değil. Okuldan çıktığımda ruhum hâlâ sahnede dolanıyordu. Hayatımın en güzel dersi gerçekleşmişti. Tanıştığımız ilk günden bu yana sessizce seyrettiğim; her cümlesini, anlattığı her hikâyeyi kaydettiğim bu tatlı…

Evren Duyal: “Yorgun ve mutlu bir oyuncuyum”

Evren Duyal2

“Hayatı tiyatroyla geçmiş kadın Evren Duyal ile konservatuvar yıllarından günümüze kadar yaşadığı tiyatro dolu serüvenini konuştuk. İstanbulimpro’da doğaçlama oyunlar oynayan sanatçı, doğaçlama tiyatroya duyduğu aşkı ve bu işin hayatındaki önemini anlattı.” -Bu klasik bir sorudur ama oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?  Ben kendimi bildiğimden beri oyuncu olmak istedim ama neden oyuncu olmak istediğimi konservatuardan sonra…

Derin sularda mücadele veren bir bağlılık hikâyesi

b11

Beni kalbimden vuran oyunlar, filmler pek azdır. Kolay kolay ağlayamam. Çok derinlerime dokunulması gerekir gözyaşlarımın harekete geçebilmesi için.  Bir oyun izledim, adı Onca Yoksulluk Varken. Oyunun sonunda gözyaşlarıma hâkim olamadım. Nedim Saban, Emile Ajar’ın aynı adlı romanından uyarlamış, ne de güzel yapmış. Bunca bayağılığın arasında bu kadar samimi, bu kadar sevgi dolu bir oyun izlemek…

Renkli Oyunlar Diyarı

19

Bu dünyayı hiç sevememiş bir kız çocuğuydum. Dorothy gibi topuklarımı birbirine vurup başka diyarlara gidecek, her gittiğim diyardan bir renk alıp dünyayı boyayacaktım. Bu benim hayattaki ilk planımdı. “Anne, frambuazlı buz dağlarım olsaydı eğer o zaman üşümezdim.” Soğukları hiç sevmedim. “Baba biliyor musun ben gözümü kapattığımda bile siyah görmüyorum. İnsanlar hep siyah mı görür?” Hayallerimde…