Sen palyaçosun ben de bir serseri pijama

6b3b8561a832804980be249ep_8

Aşık olmadan dokunamıyorum… Nedenini bilmiyorum. Denemedim mi sanki? Becerebilseydim keşke, göründüğüm gibi olabilseydim, gider gibi yapmasaydım da gidebilseydim. Herkesi kandırabilirim ama ya kendimi? Kendimle kalınca, öyle benle baş başa, nasıl gizlerim kendimi kendimden?

Her seferinde aynı korku, terk edilme korkusu. Bu kadar derin, bu kadar kırılgan, bu kadar duygusalsam; aşıksam ve korkuyorsam, yapabildiğim tek şey sırtımı dönmek.

Kendimle başım dertte, tamamlanamıyorum. O filmlerde özendiğim kadın neden olamadım ben? Sevsem ve gitsem, hiç düşünmesem… Açık veriyorum. Bu bir sorun, benim sorunum.

Bitse de gitse, ben daha fazla aşık olmadan. Nasıl olsa unutulur, unuturuz. Özlem duymak yok. Kim uydurmuş bu masalları? Burası dünya, aşkın ne işi var burada? Neden öyle, bak koruyamadım yine kendimi.

Yavaş dans et benimle, başımı döndürme. Düşmekten korkuyorum. Bu şarkılar birbirine benziyor.

Her şey o kadar karışık, ben o kadar uyumsuzum ki, nasıl yapacaksın sen benimle? Biz ne yapacağız seninle? Haklısın, benim biraz koşmam gerek.

Bu sefer biraz farklı. Bu farkın ne olduğunu bilseydim, tanımlayabilirdim. Tanımlamak zor değil, ne olduğunu bilmek mühim olan.

Bak şimdi düşün; ben bir sabah uyanmışım, ev kocaman, balkon da… En üst katta benim ev. Sen karşı penceredesin. Sırtın dönük. Seni görünce, korkudan koşuyorum balkonda. Benim üzerimde pijama… Sen koşmuşsun arkamdan, birden yakalayıveriyorsun beni. Nasıl geldin ki sen oraya, üzerinde palyaço kıyafetleri? Karşı penceredeydin ya hani…

Ben pijamalıysam, senin üzerinde de palyaço kıyafetleri varsa ve zaman orada yavaş akıyorsa; kimse o balkonda yoksa, balkon da kocamansa, ee gökyüzü de bize yakınsa… Bak o zaman biterdi bütün karmaşa. Korkusuzca atlayıverirdik balkondan, gökyüzüne doğru… Sen palyaçosun ben de bir serseri pijama.