Filler Cenneti

Yıllar önce bir gün oradaki zamana göre “belki de demin” seni ziyarete geldim. Bir yelkenliye binip masmavi sularda sana doğru açıldım. Adresi, nereye doğru gitmem gerektiğini bilmeden… Yola, ilerlemenin doğruluğuna güvenerek… Ilık rüzgâra kokun karıştığında anladım ki bu gidiş sana varacaktı. Derken kısa bir süre sonra ada göründü. Adaya adım atar atmaz gördüğüm beyaz badanalı…

Bir Tuhaf Sabah

Sabah saat 7:30. Uyandı genç kadın. O sabah, içi her zamankinden daha sessizdi. Zihni susmuştu sanki. O sabaha kadar hiç susmayan bir zihin ile yaşamıştı halbuki. Yataktan doğrulup terliklerini giyerken sakin bir rüzgâr ulaştı tenine. Pencereleri kapalı evin hüzünlü odalarında bu sabah bir rüzgâr dolaşıyordu. Banyoya girdi elini yüzünü yıkadı ve aynaya baktı. Sol gözünden…

Kozalaklar

Çam ağaçlarına bakıyorum Ağaçlardaki kozalakları sayıyorum Sonra nerede kaldığımı unutup baştan başlıyorum Kulağımda, etrafımda oynaşan kumruların sesi Güneş gözümden girip içime akarken kadınlığım coşuyor İçimde tıpkı etrafımdaki kumrular gibi oynaşma isteği Tenimi yakan, içimi kavuran bu güneş mi? Libidomu böylesine yükseltirken üstelik Bu coşku anımda serçeler bana bicirdiyor Kim bilir nice sırlar anlatıyorlar gökyüzüne dair…