Ağzı Kurdeleli Kadın

Kadının kafasında evren, kadının ismi yok. Kadının beyni bir labirent, kendi de kayboluyor. Kimse bilmez, geceleri yıldızlara uçuyor. Bazen ona benzeyen bir evren kafalıyla karşılaşıyor. Beraber uçuyorlar. Kadınların içi uzay. Sınırsız bir boşlukta, zamansız bir hızda, zamanlı dünyadaki ömürlerini hesaplıyorlar. Onlar iki yakın arkadaşlar. Onlar uzayın kader bilicileri. Patlama ayırdı bedenlerini, biri dünyaya düşünce unuttular…

Ve Kayboldu Işık

Birden bir ışık belirdi “Renkleriniz ne güzel, nasıl böyle bir anda parladınız?” dedim. “Henüz hiçbir şey bilmiyorsun.” dedi. “Dilek diliyordum, gözlerimi kaparken yoktunuz.” Işık tekrar dile geldi: “Henüz göremiyorsun.” Ardından önce etrafımı sardı, sonra son kez göğsüme fısıldadı: “Hissedemediğin her şeysin.” Ve kayboldu ışık.

Kozalaklar

Çam ağaçlarına bakıyorum Ağaçlardaki kozalakları sayıyorum Sonra nerede kaldığımı unutup baştan başlıyorum Kulağımda, etrafımda oynaşan kumruların sesi Güneş gözümden girip içime akarken kadınlığım coşuyor İçimde tıpkı etrafımdaki kumrular gibi oynaşma isteği Tenimi yakan, içimi kavuran bu güneş mi? Libidomu böylesine yükseltirken üstelik Bu coşku anımda serçeler bana bicirdiyor Kim bilir nice sırlar anlatıyorlar gökyüzüne dair…