Bir Tuhaf Sabah

Sabah saat 7:30. Uyandı genç kadın. O sabah, içi her zamankinden daha sessizdi. Zihni susmuştu sanki. O sabaha kadar hiç susmayan bir zihin ile yaşamıştı halbuki. Yataktan doğrulup terliklerini giyerken sakin bir rüzgâr ulaştı tenine. Pencereleri kapalı evin hüzünlü odalarında bu sabah bir rüzgâr dolaşıyordu. Banyoya girdi elini yüzünü yıkadı ve aynaya baktı. Sol gözünden…

Ağzı Kurdeleli Kadın

Kadının kafasında evren, kadının ismi yok. Kadının beyni bir labirent, kendi de kayboluyor. Kimse bilmez, geceleri yıldızlara uçuyor. Bazen ona benzeyen bir evren kafalıyla karşılaşıyor. Beraber uçuyorlar. Kadınların içi uzay. Sınırsız bir boşlukta, zamansız bir hızda, zamanlı dünyadaki ömürlerini hesaplıyorlar. Onlar iki yakın arkadaşlar. Onlar uzayın kader bilicileri. Patlama ayırdı bedenlerini, biri dünyaya düşünce unuttular…

BEN BİR KADINIM

Saat sabah 4:30. Beni yatağımdan kaldırıp bilgisayar başına getiren bir şey var içimde: “Öfke!” Geceleri yastığa kafamı koyduğumda ne yazık ki, beynimde yer etmiş olayların içine girip isyan etmekten uyuyamıyorum. Yine öyle bir gece. Yazmazsam delireceğim. Ben bir feministim. Bir sabah uyandığımda “Feminist olacağım ben.” demedim. Zaman içinde, kendimi keşfettikçe ve feminizm kavramını öğrendikçe feminist…